mobesetv.blogspot.com.tr

mobesetv.blogspot.com.tr
Tüm dünyadan canlı webcam, mobese, 360° sanal gezinti,panoramik video ve görüntüleri

KIZILAY KAN BAĞIŞI

KIZILAY KAN BAĞIŞI
KAN ACİL DEĞİL, SÜREKLİ İHTİYAÇTIR !

Sunday, December 19, 2010

Plasma mı alalım yoksa LCD mi?

Plasma mı alalım yoksa LCD mi?

Son dönemde hemen herkesin ağzında Plazma ve LCD televizyon lafı dolaşıyor. Satın alırken hangisini tercih etmek gerekiyor?


Teknolojik gelişmelerle birlikte eski tüplü televizyonlarımız evlerimizdeki yerlerini bir bir kaybediyorlar. Yerleriniyse ince yapılı modern televizyonlar alıyor. Plazma ve LCD teknolojisiyle yaratılan bu televizyonların hangisi daha başarılı? Hayatımızı son birkaç yıl içinde giren bu iki teknolojiyi sizler için mercek altına aldık. Hemen hemen tüm teknolojik ekipmanda olduğu gibi satın alma kararını belirleyen en büyük etmen hiç kuşkusuz ihtiyaç ve kullanma alışkanlığı. Her iki teknolojinin de sundukları arasında seçim yapmak gerçekten hayli zor. Ancak şimdiden hangi teknolojinin galip geleceğini yine tüketicilerin göstereceği talep belirleyecek. Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da LCD’nin büyük ölçüde gelişmekte olan bir görüntü teknolojisi olduğu…

Plazma teknolojisi ise büyük ekranlar söz konusu olduğunda uzunca bir süredir pazarın büyük oyuncularından birisi. Geçmişinin de eski oluşu satın alma kararlarında tüketicilerin bu teknolojinin eski kaldığı görüşüne sahip olmasına yol açabiliyor. Sonuç olarak gerçekten büyük ekranlı bir TV (40 inç ve üzeri) istiyorsanız plazmanın sunduğu avantajlar tartışılmaz. Ancak daha küçük ekranlı (40 inçin altı) bir TV düşünüyor ve HD (High Defination) yayınların keyfine tam olarak varmak istiyorsanız LCD’lerin sahip olduğu yüksek çözünürlük sizi memnun edecektir.

Plazma ve LCD TV’lerin fiziki yapıları aralarındaki tek benzerliği oluşturuyor. Dolayısıyla her iki ekran türü de ince ve düz yapılarıyla yerine aday oldukları tüplü televizyonlara göre son derece az yer kaplıyorlar. Görüntülerin ekranda nasıl oluşturulduğuna gelirsek; plazma da, pikseller fosforlu bir maddeyle kaplı, gaz dolu hücrelerden oluşurken, bunların elektrik akımı sayesinde parlaması ekranda görüntülerin oluşmasını sağlıyor. LCD TV’lerin parçalarıysa pikseller arkada yer alan bir floresan ışığı ve likit kristal hücrelerden oluşmakta. İki cam panel arasına sıkışmış olan bu sıvı kristal, elektrik akımının floresanla etkileşimi ile renk değiştirerek ekranda görüntü oluşmasını sağlıyor. Ekranın arkasındaki teknoloji çoğu izleyicinin merak ettiği en son şey olduğundan, rakip teknolojilerin ortaya koyduğu görüntü kalitesine geldiğimizde hem plazmanın hem de LCD’nin mükemmele yakın resim kalitesine sahip olduğunu söylemek mümkün.


Plazmanın LCD’ye üstünlükleri

Her iki görüntü teknolojisinin de birbirlerine göre üstün yönleri mevcut. Plazma teknolojisini tercih etmenin uygun olacağı durumlara bir göz atmamız gerekirse… Evinizde bir sinema salonuna mümkün olduğunca yakın bir deneyim yaşama amacındaysanız plazma teknolojisinin size sunduğu bazı avantajlar olabilir. Plazmanın sunduğu bu avantajların başında siyah rengi gerçeğe LCD’ye göre daha yakın biçimde yansıtabilmesi geliyor. Özellikle karanlık sahnelerde kontrast ve ayrıntı söz konusu olduğunda plazmanın görüntü kalitesi LCD’ye nazaran daha gerçekçi bir sinema deneyimi yaşatıyor. LCD TV’de panelin arkasında yer alan floresan yüzünden pikseller arasında ışık sızmasının tam anlamıyla siyah rengin gösterilmesini engelliyor. Ancak gelişen teknoloji sayesinde LCD’nin yeni jenerasyonlarıyla bunu aşmasına kesin gözüyle bakılıyor. Plazmanın tercih sebebi olmasına yarayabilecek bir diğer önemli özelliği de izleyiciye sunduğu geniş izleme açısı. Ekrana tam karşıdan bakılmasının mümkün olmadığı durumlarda, yanlardan bakıldığında oluşan görüntü kaybı izlenen program veya film keyfinin kaçmasına yol açabiliyor. Plazmanın bu durumda yanlardan bakıldığında bile 160 dereceye kadar sunduğu izlenebilir görüntü, bu teknolojinin birden fazla izleyicinin bulunduğu oturma odaları ve diğer ortamlarda kullanımına imkan veriyor. LCD’lerin bazı üst seviye modellerde geniş izlenme açılarını yakaladıkları hatta kimi durumlarda plazmayı geçtikleri dahi söylenebilir ama piyasada bulunan modellerin genelinde böyle bir kalite söz konusu değil. Plazmanın LCD’ye üstün olduğunun söylenebileceği bir diğer kriter de hızlı değişen görüntülerde oluşan gölge efektinin yokluğu. Görüntüyü oluşturan piksellerin renk değişimine gerektiği kadar hızlı tepki verememesi sonucu oluşan bu durumun doğrudan tercih sebebi olduğu günler tarihe karışıyor diyebiliriz. Zira LCD teknolojisi bu konuda geçtiğimiz yıllar içinde önemli yol kat etmiş durumda. Özellikle spor karşılaşmalarında veya aksiyon filmlerindeki hareketli görüntülerde oluşabilen iz bırakma etkisi yeni LCD ürünlerinde hemen hemen fark edilmeyecek seviyeye çekildi. Son olarak ekran ebatlarına baktığımızda plazmanın LCD’ye kıyasla belki de en büyük avantajının ekran boyutları olduğunu görüyoruz. Özellikle 40 inç ve üzeri modellerde LCD’nin varlık gösterememesi büyük ekran tutkunlarını doğrudan plazmaya yöneltiyor. 65 inçe kadar bulunabilen plazma TV’lere karşın LCD’lerin ulaştığı azami ekran boyutları genellikle 40 inç civarında seyrediyor.



LCD’nin plazmaya göre üstünlükleri

Bazı noktalarda LCD’nin plazma üzerine getirdiği ciddi avantajlar ve tercih sebebi olabilecek hususlar mevcut. Bunlardan ilki LCD’lerin benzer ebatlardaki plazmalara göre daha yüksek çözünürlüğe sahip olmaları. Ekran üzerinde daha çok piksel anlamına gelen bu çözünürlük fazlalığı yakın gelecekte HD (High Definition) yayın ve içerikle birlikte kendini daha da belirginleştirecek. HD görüntü şimdilik yayın yokluğu yüzünden çok şey ifade etmemekle birlikte, HD yayınların ve diğer kaynakların yaygınlaşması yüksek çözünürlükleri sayesinde LCD’lere olan rağbeti artırabilir. LCD’lerde artı olarak değerlendirilebilecek bir diğer nokta da enerji tüketimi. Plazmaya kıyasla yüzde 30 daha az enerji sarfiyatı sayesinde LCD’yi seçmek, TV bağımlılarının elektrik faturalarında tasarruf anlamına geliyor. LCD TV’lerin plazmalara göre belirgin biçimde hafif olmaları taşıma ve duvara monte gibi işlerde kullanıcısına kolaylık sağladığı bir diğer alan. Ayrıca LCD’lerin yapısının plazma kadar hassas olmayışı plazmaların aksine nakliye ve kurulum için özel dikkat edilmesini gerektirmiyor. LCD’lerin öne çıktığı önemli diğer bir nokta da plazmalara göre daha uzun ömürlü olmaları. Kullanıcının yatırımının karşılığını alması açısından plazmaya göre kimi modellerde iki misli avantaj sağlayan LCD, 60 bin saate kadar kullanım ömrü sunuyor. Neredeyse 5 yıl boyunca 24 saat kullanım anlamına gelen bu rakam ilk plazma modellerinde 20 bin saatken daha yeni modellerde ortalama 30 bin saat civarında seyrediyor. Son olarak plazmalarda görülen “burn-in” efekti yani ekranda sabit duran görüntünün ekranın fosfor tabakasına zarar vererek sabit hale gelmesi LCD’lerde rastlanan bir durum değil. Özellikle tercih edilen kanal logolarının zamanla ekrana kazınması anlamına gelen bu durumun teknolojinin gelişmesiyle yeni plazma modellerinde büyük ölçüde azalmış olduğu söylenebilir. Ancak yine de LCD’nin yapı olarak burn-in efektinin oluşmasına imkan vermemesi önemli bir artı.



High Definition TV nedir?

Yüksek çözünürlüklü dijital TV anlamına gelen HDTV, televizyon yayınlarının geleceğini temsil ediyor. 720 veya 1080 piksel arasında görüntü sunan formatlara sahip olan HDTV, halen mevcut olan TV yayınlarıyla kıyaslandığında netlik konusunda adeta yeni bir çığır açıyor. Görüntü netliğinde olduğu kadar ses konusunda da yeni bir dönem başlatan HDTV, Dolby’nin geliştirdiği Dolby Digital (AC3) çevresel ses formatını kullanıyor. Almayı düşündüğünüz TV ister plazma ister LCD olsun üzerinde HD-Ready (HD’a hazır) logosu bulunması yüksek çözünürlüklü bu yayınlara hazır olduğu anlamına geliyor

YOUTUBE VIDEO LIST

italya seyahat / tatil müzik esnaf youtube

MOBESE TV

Google+ Followers

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

MOBESE TV