mobesetv.blogspot.com.tr

mobesetv.blogspot.com.tr
Tüm dünyadan canlı webcam, mobese, 360° sanal gezinti,panoramik video ve görüntüleri

KIZILAY KAN BAĞIŞI

KIZILAY KAN BAĞIŞI
KAN ACİL DEĞİL, SÜREKLİ İHTİYAÇTIR !

Sunday, February 20, 2011

beş önemli ders

-BİRINCI VE DE EN ÖNEMLI DERS

Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı
Ben okulun en iyi ögrencilerinden biriydim.
Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım.
Son soru şöyleydi: " Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk
Adı nedir?.
.."
Bu herhalde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını yerleri silerken hemen
hergün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50' lerinde falan
olmalıydı.
Ama adını nerden bilecektim ki!
Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir
öğrenci, son sorunun test sonuçlarına dahil olup olmadıgını sordu.
" Tabii dahil " dedi, hocamız..
" Iş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hakkeden insanlar bunlar. Onlara sadece gülümsemeniz ve ' Merhaba' demeniz gerekse bile.. "
Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. O hademenin adınıda .. Dorothy idi.

IKINCI ÖNEMLI DERS.. Yagmurda otostop!..

Bir gece vakit gece yarısına dogru
Alama otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm.
Bardaktan boşanırcasına yagan yagmura ragmen, bozulan arabasının
dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. Geçen her arabaya el
sallıyordu.
Yanında durdum. 60'lı yıllarda bir beyazın bir zenciye hem de
Alabama'da yardıma kalkışması pek olagan şeylerden degildi. Onu kente kadar
götürdüm.
Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken ille de adresimi istedi.
Verdim.
Bir hafta sonra kapım çalındı. Muazzam bir konsol televizyon
indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armaganda.. "Geçen gece otoyolda
bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yagmur sadece elbiselerimi
degil, ruhumuda sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi yitirmek üzereydim,
siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatagının baş ucuna
zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra son nefesini verdi. Tanrı bana
yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım eden herkesi
kutsasın!..
En iyi dileklerimle, Bayan Nat King Cole."

ÜÇÜNCÜ ÖNEMLI DERS.. Size hizmet edenleri hep hatırlayın..

Bir pastanın üç otuz paraya satıldıgı günlerde 10 yaşında bir
çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu.. Çocuk sordu: " Çukolatalı
pasta kaç para?.. "
"50 cent!.."
Çocuk cebinden çıkardıgı bozukları saydı. Bir daha sordu :
" Peki dondurma ne kadar.. "
" 35 cent " dedi garson kız sabırsızlıkla..
Dükkanda yıgınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu.
Bu çocukla daha ne kadar vakit geçirebilirdi ki .. Çocuk parasını
bir daha saydı ve " Bir dondurma alabilirmiyim lütfen " dedi.
Kız dondurmayı getirdi.
Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya koştu. Çocuk
dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson kız masayı temizlemek
üzere geldiginde, gözleri doldu birden.
Masayı sanki akan yaşlar temizleyecekti. Bos dondurma
tabagının yanında çocugun bıraktıgı 15 centlik bahşiş duruyordu.

DÖRDÜNCÜ ÖNEMLI DERS.. Yolumuzdaki engeller..

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir
Kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı?
..
Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray
görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öglene kadar.
Hepsi etrafından dolaşıp saraya girdiler.
Pek çogu kralı yüksek sesle eleştirdi.Halkından bu kadar vergi
alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi.
Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi,
iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda
kan ter içinde kaldı ama, kayayıda yolun kenarına çekti.
Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde
bir kesenin durdugunu gördü. Açtı.. Kese altın doluydu.
Bir de kralın notu vardı içinde.. " Bu altınlar kayayı yoldan çeken
kişiye aittir" diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çogumuzun
farkında olmadıgı bir ders almıştı.Her engel, yaşam koşullarınızı daha
iyileştirecek bir fırsattır.."

BEŞINCI ÖNEMLI DERS .. Önemli olan vermektir..

Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler.
Tek yaşam şansı beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi.
Küçük oglan aynı hastalıktan mucizevi şekilde kurtulmuş ve kanında o
hastalıgın mikroplarını yok eden bagışıklık oluşmuştu.
Doktor durumu beş yaşındaki oglana anlattı ve ablasına kan verip
veremiyecegini sordu. Küçük çocuk bir an duraksadı sonra derin bir nefes
aldı ve " Eger kurtulacaksa, veririm kanımı" dedi.
Kan nakli ilerken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve
gülümsüyordu. Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı,
ama küçük çocugun yüzüde giderek soluyordu.. Gülümsemeside yok oldu.
Titreyen bir sesle doktora sordu :
" Hemen mi ölecegim?.."
Küçük, doktoru yanlış anlamış, ablasına vücudundaki bütün kanı
verip, ölecegini sanmıştı.

YOUTUBE VIDEO LIST

italya seyahat / tatil müzik esnaf youtube

MOBESE TV

Google+ Followers

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

MOBESE TV