mobesetv.blogspot.com.tr

mobesetv.blogspot.com.tr
Tüm dünyadan canlı webcam, mobese, 360° sanal gezinti,panoramik video ve görüntüleri

KIZILAY KAN BAĞIŞI

KIZILAY KAN BAĞIŞI
KAN ACİL DEĞİL, SÜREKLİ İHTİYAÇTIR !

Sunday, March 13, 2011

GAZİ UMUR BEY

GAZİ UMUR BEY
Ercan ÇOKBANKİR
XV, asırda şair Enverî tarafından "Düstûr-Nâme"de hayatı destanlaştırılmış bir şiir diliyle anlatılan, Gazi Umur bey ile bilgileri daha detaylı bulacağımıza inandığım , “Düstûr-Nâme” adlı eserin İzmir Büyük Şehir Belediyesi Ahmet Priştina Kent merkezi uzmanlarınca çeviri çalışmaları yapılmaktadır.
Enveri, Gazi Umur Bey’den şöyle bahseder: “Okuyup yazan ve bilginleri koruyan bir zat idi.” Batı Anadolu’da ilk kez tanıştığı mavi sularda, devrin önemli bir denizcisi olarak hayat hikayesinde okuyacağınız gibi büyük bir denizci olmuştur. Enverî onun hakkında sözlerini şiirimsi bir ifadeyle şöyle anlatır.
Onsekiz yaşı ata oldu süvar

Hem yirmi bir yıl itdi karzar

Yedi yüz hem kirksekizdi sal

Yaşı otuzdokuz itdi intikâl

Eylimişdir ol yirmi altı gaza

Rahmet anın ruh-i pâkine sezâ

Hak onun ruhunu kılsun sadmân

Ravza-i cennat içinde her zaman
Aydınoğulları Beyliği, Selçukluların uç beyliği olarak Aydın Bey tarafından kurulmuştur. 1308'den 1335'e kadar İlhanlıların egemenliğinde olmuş, daha sonra bazen bağımsız, bazen Osmanlılara tabi olarak yaşamışlardır. Aydın, İzmir civarı, Alaşehir, Salihli ve dolaylarında hüküm sürdüler. Bu beyliğin en ünlü hükümdarı Gazi Umur Bey idi.
Bahaeddin Gazi Umur Bey, babasının ölümünden sonra amcalarının ve kardeşlerinin ısrarı üzerine yirmi beş yaşında iken Aydınoğulları Beyliği'nin başına geçti (1334). İlk icraatlarından biri,İzmir’e saldıran Venedik, Rodos ve Kıbrıs donanmalarından oluşan bir kuvveti geri püskürtmesi oldu. Daha sonra Saruhan oğlu Süleyman Beyle birleşerek 276 gemi ile Yunanistan ve Mora üzerine sefer düzenleyen Gazi Umur Bey, bu seferden pek çok esir ve ganimetlerle İzmir’e döndü (1335). Bu sırada Anadolu Selçuklu Devleti üzerine nüfuzunu sürdüren İlhanlılar’ın hükümdarı Ebu Said Bahadir Han’ın ölümü (1335) üzerine diğer beylikler gibi Aydınoğlu Beyliği de bağımsızlığına kavuştu.
Bizans Imparatoru Andronicios’un yerine geçen oğlu Jean’in yaşı küçük olduğundan Umur Bey’in dostu Kontakuzenios ona vasi tayin edilmişti. Ancak çok geçmeden rakiplerinin muhalefetiyle karşılaşan Kontakuzenios Dimetoka’da İmparatorluğunu ilan ederek Umur Bey’den yardım istedi. Umur Bey, 1342 yılı sonlarında 380 gemiden oluşan donanma ve yirmi dokuz bin kişilik ordusu ile Trakya kıyılarında Meriç Deltasına geldi. Ancak kış mevsiminin gelmiş olması sebebiyle İzmir’e dönmek zorunda kaldı. Ertesi yıl tekrar Rumeli sahillerine gelen Umur Bey, Selanik ve Trakya tarafların yağmaladı.
Umur Bey, Ege ve Balkan siyaset âlemine faal bir şekilde iştirak etti. 1328-29'da, yanında Cüneyd Bey'in babası İbrahim Bahâdır Bey olduğu halde, Bozca Ada'ya çıktı. 1330 yılında Gelibolu yarımadasına ayakbastı. 1332'de 75 gemisi ile Semendirek adasını bastı ve Batı Trakya'da Gümülcine'ye asker çıkardı. Aynı yıl, 250 parçalık büyük bir donanma ile Adalar, Eğrıboz ve Yunanistan'a asker çıkardı ve ilk defa Ege denizini doğudan batıya geçmiş, Yunan karasında, Attika'ya ayak basmış oldu. 1333 yılında 170 parça donanma ile Mora'ya çıktı. 1333 yılında Saruhanoğlu Süleyman Bey'le beraber Yunanistan'a ve Mora'ya sefer yaptı. 1336'da Foça'da İmparator Kantakuzinios'la buluştu. 1338'de tekrar Yunanistan'a ve Ege Adaları'na sefer yaptı. 1339'da Eflâk yani (Romanya) seferine çıktı. Bu suretle Balkanlar'ın kuzeyine kadar fetihlerde bulundu. 1342 yılında Girit ve Kıbrıs sahillerini vurdu. 1345 yılında Makedonya'ya asker çıkardı; bu seferde, müttefiki Saruhanoğlu Süleyman Bey, şehit düştü.
28 Ekim 1344 yılında Papalık tarafından desteklenen Rodos'taki Saint-Jean Şövalyeleri, İzmir'i bastı; Aydınoğulları'nın tersane ve donanmalarını yaktı. Liman, Şövalyeler'in eline geçti. Fakat yukarı kale, Türkler'in elinde kaldı. Bu suretle şehir, "Müslüman İzmir" ve "Gâvur İzmir" diye ikiye bölündü. Gavur İzmir sözü ilk kez bu yıllarda söylenmiş olmalıdır. 1403'ün ilk günlerinde Timur'un Şövalyeler'i kovmasına kadar tam 59 yıl bu vaziyet devam etti.
Umur Bey’in bu derece güçlenmesi ve Ege denizinde serbest hareket etmesi Doğu Akdeniz adalarında bulunan Latinleri korkuttuğundan Papa’yı kışkırtarak bir haçlı seferi düzenlenmesini istediler. Ayrıca Bizans İmparatoriçesi Anna da Papa’ya başvurarak Umur Bey mağlup edilecek olursa Ortodoks ve Latin kiliselerinin birleşeceklerini vaat etti. Böylece Papa donanmasıyla, Venedik, Kıbrıs, Cenova ve Rodos gemilerinden oluşan Haçlı donanması İzmir’i kuşattı. Bu sırada Rumeli seferinden dönen Umur Bey, ilk haçlı kuvvetlerini yendi ise de ikinci taarruz karşısında geri çekilmek zorunda kaldı. 1344 yılında Aydınoğlu donanması yakıldı ve Latinler (Venedik, Rodos, Kıbrıs) İzmir’in kıyı şehrini ele geçirdiler. Müslüman İzmir’e çekilmek zorunda kalan Umur Bey, Saruhan Bey’in tavsiyesiyle Latinlerle bir mütareke yaptı.
Donanmasını kaybeden Umur Bey, deniz faaliyetini ve dolayısıyla ticaretini de kaybetmişti. Bu durumda hem ganimet elde etmek, hem de dostu Kantakuzenios’a yardım etmek üzere kara yoluyla Saruhan ili topraklarından geçmek için Saruhan Bey’den izin aldı. Ayrıca Saruhanoğlu Süleyman ve Karesioğlu Süleyman Beylerle birlikte yirmi bin kişilik kuvvetle Çanakkale Boğazı"ndan Rumeli tarafına geçti (1345). Burada bazı savaşlar yapıldı ve İstanbul üzerine yürüdü ise de bir sonuç alınamadı. Ayrıca Saruhan oğlu Süleyman Bey’in ölmesi üzerine Umur Bey müslüman İzmir’e dönmek mecburiyetinde kaldı.
Bu sırada Papa VI. Clement Hırıstiyan hükümdarları İzmir üzerine yürümeye teşvik ediyordu. Bunlardan Latin kuvvetlerinin kumandanı Viennois dükü Humbert Dauphin İzmir’e bir çıkarma hareketi yaptıysa da Umur Bey ve kardeşlerinin mukavemeti sayesinde netice alamadı. Bu savaşın o yıllarda Gaziemir ovasında gerçekleştiği bazı kayıtlarda geçmektedir.1346 yılında Humbert’in yardım kuvveti almak için Rodos’a gitmesinden yararlanan Umur Bey’in sahil İzmir’i tazyik etmesi ve Papa’dan beklenen yardımın gelmemesi üzerine iki taraf arasında barış yapıldı. 1347 yılında Ayasuluk’taki Aydınoğlu donanmasının faaliyete başlamasıyla Rodos şövalyelerinin ticareti aksadı. Şövalyelerin uzlaşmaya taraftar olmaları ve İzmir’i verip karşılığında bazı imtiyazlar istemeleri hüsn-ü kabul gördü ise de diğer müttefiklerin itirazları üzerine Papa bu antlaşmayı onaylamadı. Bunun üzerine Gazi Umur Bey bütün kuvvetleriyle İzmir üzerine saldırdı. Ancak askerini cesaretlendirmek için ön saflarda savaşırken şehit düştü. 1348 yılında kabri Birgi’deki Aydınoğulları türbesindedir. On sekiz yaşından itibaren yirmi bir sene içinde yirmi altı gazaya iştirak eden ve otuz dokuz yaşında hayata gözlerini yuman Gazi Umur Beyin ölümü ordu arasında büyük sarsıntılar doğurmuş, hatta kuşatma kaldırılmıştı.
Onun şehâdeti, Rumeli'ndeki projelerini yarıda bıraktı. Bıraktığı yerden, Osmanoğlu Şehzade Süleyman Paşa devam etmiştir. Daha 1344'te İmparator, tekrar Umur Bey'den yardım istediği zaman, Aydınoğlu, İzmir meselesiyle uğraşmakta olduğundan, müttefiki Osmanoğlu Orhan Gazi'ye başvurmasını tavsiye etmişti. Donanması Haçlılar tarafından yakıldıktan sonra Umur Bey, komşuları Menteşeoğulları, Saruhanoğulları, Karesioğulları'ndan temin edebildiği gemilerle acele yeni bir donanmaya sahip olmuştu. Bu donanmayla Gelibolu yarımadasına çıktı, Vardar vadisini taradı. Bulgar kuvvetlerini yok etti. Batı Anadolu Türk Beylikleri, yani Osmanoğulları, Aydınoğulları, Menteşeoğulları, Saruhanoğulları ve Karesioğulları, ile beraber yürüttükleri siyaset yüzünden büyük başarı kazanmışlardır. Bunlardan Osmanoğulları'nın donanmaları yoktu; ancak 1345'ten sonra Karesioğulları'nın pek de önemli olmayacak çapta deniz kuvvetlerine sahip oldular. Fakat Aydın ve Menteşe donanmaları çok güçlüydü ve Ege Denizi'ne hâkimdi.
Hayat hikayesini okuduğumuz Gazi Umur Bey, Fatih Sultan Mehmet’ten 80 yıl önce gemilerini karadan-denize yürüten kişi olduğu tarihi kayıtlarda geçer.
Gazi Umur Beyin komutanlarından Seyd-i Mükremüddin (Seydi Baba) Seydiköy’e ismini vermiştir. Mezarı Seydiköy’dedir. Yine Devrin önemli isimlerinden Gazi Umur Beyin önemli bir vakfiyesi olarak Gaziemir ismi tarihi belgelerde mevcuttur. Gaziemir, o dönemde Tahtalu Cemaatinin yaşadığı bir Türkmen yerleşimidir.

YOUTUBE VIDEO LIST

italya seyahat / tatil müzik esnaf youtube

MOBESE TV

Google+ Followers

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

MOBESE TV