mobesetv.blogspot.com.tr

mobesetv.blogspot.com.tr
Tüm dünyadan canlı webcam, mobese, 360° sanal gezinti,panoramik video ve görüntüleri

KIZILAY KAN BAĞIŞI

KIZILAY KAN BAĞIŞI
KAN ACİL DEĞİL, SÜREKLİ İHTİYAÇTIR !

Sunday, March 13, 2011

Hak ve Özgürlük Hareketi Kurultayı

Hak ve Özgürlük Hareketi Kurultayı
Ercan ÇOKBANKİR
Hak ve Özgürlük Hareketi kurultayı için Baskan Senol ve Gaziemir Heyetiyle Sofya daydik.

Hak ve Özgürlük Hareketi Genel Baskani Ahmet Dogan'in davetlisi olan Gaziemir Belediye Baskani Halil Ibrahim Senol'un programinda, Haziran ayinda Gaziemir'i ziyaret eden Selanik-Vasilekos ve Kavala'ya bagli Philippi (Filippi) belediyesini de ziyaret etmek vardi.

Heyette, Meclis Üyeleri Abdürahim Nursoy, Yusuf Serbest, CHP Ilçe Baskani Yüksel Demirsoy, Ercan Çokbankir ve Sarbel Müdürü Saban Çamdereli bulunuyordu.

Ipsala Sinir Kapisindan Yunanistan'a giris yapan heyet Kavala Flippi Belediye Baskani Lazaros tarafindan karsilandi ve 1924 yili Mübadelesinden önce atalarinin yasadigi Korucu, Zigos ve Rahça'yi ziyaret etti. . 1924 yili mübadelesinden önce 1922 yilinda Anadolu'yu terk eden Pontus(Karadeniz)lu Rumlarla yaklasik 1.5 yil beraber yasamis, yaslilarinin hala Türkçe konustugu Rumlar bizlere ata topraklarini adim- adim gezdirerek eski anilarini anlattilar. Ziyaret ettigimiz kahvehane ve isyerlerinde gördügümüz Trabzonspor bayrak ve flamalari bizlere onlarin geçmiste yasadigi ata topraklarini unutmadiklarini anlatiyordu.

Seydiköy'lü Mübadiller, 1,5 yil Korucu, Zigos ve Rahça da beraber yasadiklari Karadeniz ve Tokat yöresinden göçmüs Pontuslu Rumlar ile gerçek dostluklar kurmuslardi. Karsilikli gidip-gelmeler yillardir devam ediyordu.

Korucu, Zigos ve Rahça sokaklarinda Molla Isinleri, Molla Hasanlari, Arenleri, Recepaglari, Ayse Çavuslari, Mümünçeleri, Cevizcileri, Deli Sülmanlari, Haniflarin Mustasini, Kamil Agayi, Küçük Kara Alileri, Mümün Agalari, Sevket Kahyalari, Kolesleri, Kumitleri ve digerlerinin geçmisteki anilarini bize hatirlatti.

Yunanistan'da ikinci duragimiz 9 Eylül 1922 öncesi Seydiköy'de yasamis Rumlarin kurdugu Selanik-Vasilekos oldu. 2009 Haziran ayinda Gaziemir'i ziyaret eden Belediye Baskani Aristidis Arambatzis ve diger eski Seydiköy'lüler yaninda Selanik- Seydiköy'lüler Dernegi Baskani Dimitrios Rumelidis, Takis Zorba, Karakaçani Ailesinin özel ilgisini gördük. Bize gece yarilarina kadar Selanik Surlarini, Türk Mahallesini, Beyaz Kuleyi gezdiren Seydiköy'lü Rumlar, Atatürk'ün Selanik'teki evini de ziyaret ettirdiler. Kurtaricimiz Ulu Önder Atamizin evini ziyaret ederek, Atamiza ve onu doguran Zübeyde Anamiza dualar okuyarak rahmet diledik.

Selanik civarinda ki antik Büyük Iskenderin babasi II. Filip'in kurdugu Filipion sehrini, müzesini ve Tümülüsünü gezdirdiler. Bati Anadolu antik sehirleri yaninda sönük kalan bu eski çag yerlesimi yaninda yine II. Filip'in mezarinin bulundugu Tümülüsün muhtesemligine hepimiz hayran kaldik.

Vasilekos'lularin tek arzularinin Gaziemir'de kurulacak “Kent Arsivi”nde müsterek anilari toplamak oldugunu israrla belirttiler, her türlü katkiyi koymaya hazir olduklarini da ifade ettiler. Bize en ilginç gelen olay Seydiköy'lü Rumlarinda “Seydi Baba”ya duyduklari ilgi oldu. Seydi Babanin onlarinda “Azizi” oldugunu, onlarinda Seydi Babaya çikip dualar ettiklerini anlattilar. Gaziemir'i ziyaretlerinde gezdikleri, Seydi Babanin mezbelelik halinden sikayet edip, ona yakismadigini ifade ettiler. Baskan Halil Ibrahim Senol'un yeni düzenleme ile çevresinin yenilendigini, aslina uygun bir sekilde restore edilerek ziyarete açilacagini, göreve geldikten sonra yapilan düzenlemelerin fotograflarini gösterince onlarda çok memnun oldular.

Baskan Halil Ibrahim Senol geçmis yillarda yapilan “Seydiköy'lüler Gecesi”ne Vasilekoslu eski Seydiköylü Rumlari ve annesi Bulgurca, babasi Seydiköy dogumlu Yunanistan'in büyük divasi Haris Alexiou yu da Vasilekoslularin araciligi ile “Seydiköy'lüler Gecesine” davet etti. Izmir'de yapilacak geceye, gününün uygun olmasi durumunda mutlaka katilacaklarini, onlarda, yapacaklari geceye bizleri de beklediklerini söylediler.

Selanik'ten ayrilarak 90 km lik Bulgaristan sinirini geçerek Sofya'da yapilacak Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) partisinin kurultayini izlemek üzere Bulgaristan'a geçtik. Avrupa Birligine girdikten sonra yavas-yavas degismeye baslayan Bulgaristan sosyal yasami ve sehirlerarasi yollari ile hemen kendini belli etti. Her seye ragmen teknolojisi eskimis eski köhne fabrikalar, adeta terk edilmis sivalari dökük eski evler de hala bir canlilik görülmüyordu. Dilegimiz geçmiste ve günümüzde Türklerin en yogun olarak yasadigi Bulgaristan'in da katildigi Avrupa Birligi içinde milli geliri artmis, sosyal durumu Avrupa Birligi Halklari seviyesine gelmis bir toplum görmektir.

Hak ve Özgürlük Hareketinin yer ayirttigi Sofya-Dedeman Otele yerlestikten sonra Todor Jivkof'un kizi Ludmila Jivkof adina yaptirilan salonda, katildigimiz Kurultay da bize ilginç gelen olaylarla karsilastik. Komünizmin yikilmasindan sonra demokrasiye geçen Bulgaristan, Türkiye Cumhuriyet Hükümetlerinden AKP nin yaptigi“Açilimi” bakin onlar nasil gerçeklestirmistir! Türk, Pomak, Çingene ve Bulgarlardan olusan ve Türklerin kurdugu Ahmet Dogan liderliginde ki Hak ve Özgürlük Hareketinin Kurultayinda misafirler arasinda oturan bizler ve basin mensuplari kulakliklarini takarak yapilan simultine Bulgarcadan Türkçeye çeviri ile konusmacilarin ve Genel Baskanin konusmalarini dinledik. Tüm konusmalar Bulgarca yapiliyordu. Türk Partisinin kurultayi yapilmasina ragmen salonda Bulgaristan, Avrupa Birligi ve Nato bayragi olmak üzere üç bayrak vardi.

Bu olay bana Gaziemir'de her yil yapilan Uluslar Arasi 23 Nisan Çocuk Senligine katilan Bulgaristan Loznitsa Kentinden katilan bir okulun Türk Müdürünün senlik açilisinda yaptigi konusmanin Bulgarca olmasini animsatti. Okul Müdürüne “Sen Türksün ve Türkiye'desin neden Bulgarca konusuyorsun diye sordugumda –Biz Türkler ister Bulgaristan sinirlari içinde olsun, ister Türkiye'de olsun, nerede olursak olalim. Bulgaristan'in resmi dili olan Bulgarca konusmak zorundayiz. Buna da nerede olursak olalim, uyariz.-“ dedigini animsadim.

Kurultaya katilan Türk, Pomak ve Çingene dostlara, Bulgar Hükümetinin icraatlarindan sikayetiniz var mi? diye sorduk. Hepsinin ortak cevabi, sikintimiz var ama ortak yasamaya, birbirimizi kabullenmeye mecburuz ve alismaliyiz dediler.

Kurultay konusmalarindan ve kulislerden ögrendigimiz kadar 240 kisilik bir mecliste 38 üyeye sahip bir parti bu dönemde koalisyon disinda kalmis. Genel Baskan Ahmet Dogan'in konusmasi esnasinda anlattiklarindan da Bulgar Hükümetinin de, bu eksiklikten dolayi sikinti çektigini anladik. HÖH Genel Baskani Ahmet Dogan kurultay konusmasinda vurguladigi tek konu halklarin kardesligi ve yillar önce yaptigi bir konusmada “Avrupa Birliginin sinirlarinin Istanbul'dan geçtigini söyledigimde çok kimse beni elestirmisti. Ama simdi bana hak veriyorlar. Dünyanin yolu Çanakkale'den geçer. Bu gerçegi herkes görmelidir.” diyerek, genç partilileri göreve davet etmesi onun parti içinde her zaman aranan bir lider olacagini gösteriyordu.

Sofya da yasayan Bulgar vatandaslarinin Türkler hakkindaki düsünceleri de bizim için önemliydi. Kurultaya giderken bindigimiz bir taksi soförünün düsünceleri çok ilginçti. “Bulgaristan nüfusu çok yasli, dogurganlik hiç yok denecek kadar az. Bulgaristan'a hayat veren Türklerdi. Onlarin göçmesi Bulgaristan'in sosyal ve ticari hayatini felç etmistir. Türkler genç ve dinamik idiler. Hayat onlarla çok güzeldi.” demeleri bizleri çok gururlandirdi. Sofya Üniversitelerinde 5.000den fazla Türk ögrencinin bulunmasi ise, bize ilginç ve düsündürücü geldi.

Kurultay sonrasi, Baskan Halil Ibrahim Senol ve benim, dedelerimizin yasadigi Filibe-Timrasi ziyaret edecek olmamizin ayri bir önemi vardi. Filibe'ye birkaç kez gelmeme ragmen Timras, Rodoplarin zirvesinde ve yolunun çok dar olmasi nedeniyle ziyaret edememistim. Bu dilegimiz, havanin kar yagisli olmasina ragmen Asenovgrad'li Türk dostumuzun israrla bizi oraya çikarmak istemesiyle gerçeklesti. Tabii ki Baskan ve ben bundan çok mutlu olduk. Dedelerimizin yasadigi topraklari görecektik. Bizi, havanin çok karli olmasina ragmen Rodoplarin 1890 metre yüksekliginde bulunan Pomak Raif'in oteline kadar çikardi. 20 yil önce Gaziemir'i ziyaret eden bu ailenin Gaziemir'de Zekiye ve Hatice isimlerinde akrabalari oldugunu anlattilar. Onlara çok selam söylediler. Bu babacan Pomak Raif bize geçmisle ilgili bilgiler verdi. Pomaklarin yasadigi yerleri anlatti. Havanin karli olmasi nedeniyle daha yükseklere çikamayacagimizi söyledikten sonra, Gaziemir, Konya, Bursa ve Çanakkale-Biga yöresinde yasayan Timraslilari Anadolu'ya getiren Pomak liderlerden Ethem Beyin babasi Adil Agadan bahsetti. Ona agalarin agasi Adil Aga denildigi ve dört çocugu oldugunu, dördününde ayri-ayri çiftliklerinin bulundugundan bahsetti. Saatler süren bu söylesiden sonra konusmalarina doyamadigimiz, eksi üç derece sicaklikta bizimle kisa kollu buluz ve etekligiyle oturup –burada üsünmez diyen- bizimle dertlesen Otelci Pomak Raif'in hanimina tesekkür ettik. Onlari tekrar ziyaret edecegimizi söyleyerek vedalasarak ayrildik.

Bulgaristan'in en güzel sehirlerinden Filibe'yi doya-doya gezerek, Asenovgrad üzerinden Kircaali'ye geçtik. Kircaali (Küçük Türkiye)nin önemli yerlerini Baskan Mimar Hasan Aziz'in planlarini bizzat çizerek, Avrupa Birligi fonlarindan yararlanarak yaptirdigi ilginç Pazaryerini, Kircaali Barajini, Baraj Gölünü ve Kircaali'de görülmesi gereken yerleri gezdikten sonra, Balgöç Izmir Baskani Süleyman Pehlivanoglu ile birlikte Kircaali Belediye Baskani Hasan Aziz'i makaminda ziyaret ettik.

Baskan ikinci dönem bulundugu baskanlik makaminda gerçeklestirdigi eserleri bizlere tek-tek gösterdi. Onunla gurur duyduk. Yine Avrupa Birligi fonlarindan faydalanarak gerçeklestirmeyi düsündügü yatirimlar hakkinda bilgi verdi. 274.000 metrekare üzerine kuracagi büyük park projesini gezdirdi. Arda Nehri kiyilarinda olusacak büyük park onun ve Bulgaristan'daki Türk Belediyelerinin gurur projesi olacaktir. Basarili çalismalarinin devamini dileyerek yanindan ayrildik.

Son gece, Sofya'daki kurultayda bizi israrla davet eden Mestanli Belediye Baskani Erdinç Hayrullah ve Kirkova Belediye Baskani Sükran Idriz davetlerini yerine getirerek onlarin misafiri olduk. Gece Bulgaristan'in Hüsnü Senlendiricisi Mustafa'nin onurumuza verdigi konserle costuk. Saatlerin nasil geçtigini anlamadik. Bu insanlarin olaganüstü müzik yetenegine bir kez daha hayran kalarak sevgili dostlarimizdan ayrilip anavatan topraklarina ugurlandik.

(YEREL HABERCİ'NİN SAYISINI GÖRMEK İSTİYORSANIZ LİNKİ TIKLAYINIZ: http://www.yerelhaberci.com.tr/galeri.asp?galeriID=4&sayfa=1 )

YOUTUBE VIDEO LIST

italya seyahat / tatil müzik esnaf youtube

MOBESE TV

Google+ Followers

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

MOBESE TV