mobesetv.blogspot.com.tr

mobesetv.blogspot.com.tr
Tüm dünyadan canlı webcam, mobese, 360° sanal gezinti,panoramik video ve görüntüleri

KIZILAY KAN BAĞIŞI

KIZILAY KAN BAĞIŞI
KAN ACİL DEĞİL, SÜREKLİ İHTİYAÇTIR !

Monday, October 24, 2011

Cami hakkında


CAMİ

Müslümanların topluca ibadet ettikleri yere “mescid" veya "cami" denir. İslam'ın ilk devirlerinde mabedler "mescid" adıyla anılırken daha sonra küçük mabedlere "mescid", cuma ve bayram namazlarının kılındığı büyük mabetlere ise "Cami" denmiştir.
Cami kelimesi “toplayan, toplayıcı” anlamına gelir. Adının anlamıyla da uyumlu olarak cami, toplumu birleştiren, tek kubbe altında buluşturan mekândır. Camilerde hep birlikte ibadet edilirken bedenlerle birlikte ruhlar da bir araya gelir, birlik olmayı öğrenir. Namazla manevi bir diriliş ve beraberlik şuuru sağlanır, mümin gönüller miraca yükselir.
Yeryüzünde kurulan ilk mescid Kâbe’dir. Kâbe aynı zamanda “Beytullah” ve “Harem” gibi isimlerle de adlandırılır. Müslümanlar beş vakit namazla tek bir yürek olup Kâbe’ye yönelir.  
Peygamberimizin yaptığı ilk mescid ise Medine yakınındaki Kuba Mescididir. Peygamber Efendimiz Medine’ye hicret ettikten sonra orada bir mescid inşa ettirmiştir ki, bu gün yeşil kubbesi ve beyaz minareleri ile tanıdığımız bu mescidin ismi Mescid-i Nebevî'dir.
Camiler Sevgili Peygamberimizin yaşadığı dönemden bugüne kadar İslam tarihi boyunca yediden yetmişe her yaştan kadın ve erkek Müslüman’ın bir araya geldikleri, ibadetin yanı sıra ilim öğrendikleri, toplumun meselelerinin ele alınarak çözüme kavuşturulduğu yerler olmuştur. Bu sebeple camilerin sosyal hayatın merkezinde yer aldığını, bir diğer deyişle hayatın kalbinin camilerde attığını söyleyebiliriz.
Kur'an ve sünnette camilerin yapımı, bakımı, temizliği ve cemaati konularına özel önem verilmiştir. Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve âhiret gününe iman eden, namaz kılıp zekat veren ve sadece Allah'tan korkan kimselerin imar edeceği (Tevbe, 9/18), Allah için bir mescid inşa edene Allah'ın da o kimse için cennette bir köşk inşa edeceği (Münzirî, Terğîb, I/193), buna mukabil Allah'ın mescidlerinde Allah'ın adının anılmasına engel olup mescidlerin zarar görmesine sebep olanların en zalim kimseler olduğu (Bakara, 2/114) bildirilmiştir.
 

CAMİNİN BÖLÜMLERİ

A-Mihrab
Caminin kıble yönündeki duvarında yer alan, cemaatle namazlarda imamın en önde durduğu yere “mihrab” denir. Mihrab kelimesinin içerdiği anlamlardan biri de “her türlü kötülükle savaşılan yer”dir. Bu sebeple mihrap hep birlikte kıbleye dönüşü sağladığı gibi, kişiye ve topluma zarar veren her türlü kötülükle mücadeleyi de sembolize eder.
B-Minber
Cuma ve bayram namazlarında hatiplerin hutbe okudukları basamaklı yere “minber” denir. Peygamberimiz (sav) önceleri cemaatin kendisini rahatça görüp işitmesi için bir hurma kütüğü üzerine çıkarak hutbe okumuş, daha sonra kendisine birkaç basamaktan oluşan ahşap bir minber yapılmıştır. Minber kelimesi aynı zamanda “bilginin ışığa dönüştüğü yer” anlamına gelir. Zira hatip tarafından minberden cemaate aktarılan bilgiler, müminlerin zihinlerine işlenir ve gönüllerinde bir hidayet nuruna dönüşür.
C-Vaaz Kürsüsü
Camilerde vaizlerin cemaate vaaz vermek için üzerine oturdukları yüksekçe yere “kürsü” denir. Kürsünün yüksekte olması, vaiz ve cemaatin birbirlerini daha rahat görmelerini sağladığı gibi, oradan sunulan bilginin yüceliğini de ifade eder. Kürsü, Kur’an ve sünnetin inananlara anlatıldığı, İslâm inancının, güzel ahlâkın ve doğru davranışın öğretildiği, cehaletin ortadan kaldırıldığı yerdir.
D-Hünkâr Mahfili
Osmanlı sultanlarının inşa ettirdikleri camilerde padişahlar için yapılmış olan, yerden yüksekte özel bölüme “hünkâr mahfili” denir. Bu bölüm padişahın can güvenliğini sağlamak, kalabalığa karışmadan ibadetini yerine getirmesini ve istirahat etmesini temin etmek için yapılmış, özel olarak döşenmiş ve süslenmiştir.
E-Müezzin Mahfili
Müezzinlerin ezan, kamet ve tesbihatı yüksek sesle cemaate duyurmaları için yapılmış özel bölüme “müezzin mahfili” denir. Mahfilin yüksekliği 3 metreye kadar çıkabilir ve mermer veya ahşap ayaklarla desteklenir. Bazıları basamaklı, bazıları ise dayama merdivenli olan müezzin mahfillerinin tavanları da süsleme sanatıyla döşelidir.
F-Son Cemaat Mahalli
Namaza geç kalanların geldikleri an cemaate katılmalarını sağlamak amacıyla yapılan, giriş kapısı önündeki avludan daha yüksek, revaklı, üstü kubbe ile örtülü bölümlere “son cemaat mahalli” denir.
G-Minare
Ezan sesinin olabildiğince uzaklara ulaşmasını sağlamak için camilerin yanına yapılmış olan kuleye benzer yapılara “minare” denir. Merdivenlerle tırmanılan ve bir ya da daha fazla şerefesi olan minareler, bir şehrin siluetini oluşturan, göğe doğru yükselmiş bir şehadet parmağı gibi o şehirde Müslümanların yaşadığını ifade eden en önemli sembollerimizdendir. Minare aynı zamanda “kendisinden ışık yayılan yer” anlamına da gelmektedir. Zira günde beş defa Müslümanlar, minareden yükselen ezan sesiyle birlikte ibadete, kurtuluşa, birlik ve dirliğe davet edilirler.
H-Şadırvan
Genellikle cami avlusunun ortasında bulunan ve abdest almak için etrafında muslukların sıralandığı su haznesine “şadırvan” denir. Şadırvan sadece bedenin temizlenmesini değil, ibadet öncesinde ruhun arınmasını ve huzura kavuşmasını da simgeler.
I-Avlu
Cami binasına bitişik, genellikle şadırvanı da kapsayan üstü açık alana “avlu” denir.

YOUTUBE VIDEO LIST

italya seyahat / tatil müzik esnaf youtube

MOBESE TV

Google+ Followers

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

MOBESE TV