mobesetv.blogspot.com.tr

mobesetv.blogspot.com.tr
Tüm dünyadan canlı webcam, mobese, 360° sanal gezinti,panoramik video ve görüntüleri

KIZILAY KAN BAĞIŞI

KIZILAY KAN BAĞIŞI
KAN ACİL DEĞİL, SÜREKLİ İHTİYAÇTIR !

Friday, November 4, 2011

TEFEKKÜR VE AKIL SAHİPLERİNE HİTAP


TEFEKKÜR VE AKIL SAHİPLERİNE HİTAP

- “Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez...” (Maide, 5/105).
- “Şüphesiz Allah, adaleti iyilik yapmayı, yakınlara iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl, 16/90).
- “Allah'tan başkasını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!” (Ankebut, 29/41).
- “Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır.” (Kehf, 18/46).
- “ (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.” (Rum, 30/9).
- “Geceleyin uyumanız ve gündüzün onun lütfundan istemeniz de, O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda, işiten bir toplum için ibretler vardır.” (Rum, 30/23).
- “Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp duruyor. Şüphesiz bunda basiret sahibi olanlar için bir ibret vardır.” (Nur, 24/44).
- “Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için ibret vardır.” (Nahl, 16/67).
- “Gökleri ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da, onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır.” (Rum, 30/22).
- “Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi, gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi, onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rum, 30/24).
- “Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da, O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra sizi yerden bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki, (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.” (Rum, 30/25).
- “Bizim âyetlerimize ancak kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tesbih edenler inanırlar.” (Secde, 32/15).
- “Ey insanlar! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın; Allah'tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?” (Fatır, 35/3).
- “Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir; Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında sizi aldatmasın.” (Fatır, 35/5).
- “Allah sizi (önce) topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiç bir dişi ne hamile kalır ne de doğurur. Her hangi bir kimseye ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz bunlar, Allah'a kolaydır.” (Fatır, 35/11).
- “Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu Allah'tır. Rabbinizdir. Mülk yalnızca O'nundur. Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.” (Fatır, 35/13).
- “Görmüyor musun ki Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var.” (Fatır, 35/27).
- “Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar, kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah'ı âciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.” (Fatır, 35/44).
- “Eğer Allah, insanları kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar). Çünkü Allah, kullarını hakkıyla görmektedir.” (Fatır, 35/45).
- “Görmediler mi ki biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar. Biz o hayvanları onlara boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir. Bir kısmını da yerler. Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?” (Yasin, 36/71-72-73).
- “İnsan, bizim kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir. Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: “Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?” De ki: “Onları ilk defa var eden diriltecektir. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir.” (Yasin, 36/77-78-79).
- “Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu (yaratılanların boş yere yaratıldığı iddiası) inkâr edenlerin zannıdır. Cehennem ateşinden dolayı vay inkâr edenlerin haline!” (Sad, 38/27).
- “Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki, o mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” (Zumer, 39/5).
- “O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı. Sizi annelerinizin karınlarında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hakimiyet) yalnız O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?” (Zumer, 39/6).
- “Görmedin mi, Allah gökten bir su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkli çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp haline getirir. Şüphesiz ki, bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.” (Zümer, 39/21).
- “Allah’ın, gönlünü İslâm'a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay haline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.” (Zumer, 39/22).
- “Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik.” (Zumer, 39/27).
- “Bilmediler mi ki, Allah rızkı dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Zumer, 39/52).
- “Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.” (Mümin, 40/57).
- “Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.” (Mümin, 40/59).
- “Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akibetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onların kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti.” (Mümin, 40/82).
- “Allah’ın varlığının delillerinden biri de şudur: Sen yeryüzünü boynu bükük (kupkuru) görürsün. Onun üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır. Şüphesiz ki, onu dirilten, elbette ölüleri de diriltir. Şüphesiz O, her şeye gücü hakkıyla yetendir.” (Fussilet, 41/39).
- “Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye gücünün yeteceğini görmediler mi? Evet şüphesiz O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” (Ahkâf, 46/33).
- “Andolsun biz, Kur’ân’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?” (Kamer, 54/17).
- “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun...” (Tahrim, 66/6).
- “O gün (hesap için Allah’a) arz olunursunuz. Hiçbir sırrınız gizli kalmaz.” (Hâkka, 69/18).
- “Şunlar (inanmayanlar), dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.” (Mürselât, 76/27).
- “Hak (ancak) Rabbindendir. Artık sakın şüpheye düşenlerden olma!” (Bakara, 2/147).
- “Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın...” (Maide, 5/11).
- “İnsanlar, “inandık” demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler? Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah, doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalan söyleyenleri de mutlaka bilir.” (Ankebut, 29/2-3).
- “Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?” (En’âm, 6/32).
- “...Şüphesiz ki bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez....” (Ra’d, 13/11).
- “Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” (Müminun, 23/115).
- “Ey iman edenler! Sizi elem dolu bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi size? Allah’a ve Peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda çaba harcarsınız. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.” (Saf, 61/10-11).
- “Rabbinizden size indirilene (Kur’an’a) uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz.” (A’raf, 7/3).
- “Bu ağaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.” (İbrahim, 14/25).

YOUTUBE VIDEO LIST

italya seyahat / tatil müzik esnaf youtube

MOBESE TV

Google+ Followers

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

MOBESE TV